Hayatta Kalmak İçin Hayati Bir Organ İhtiyacı Günün Birinde Bizim de Başımıza Gelebilir

Geri dönüşü olmayan yaşamsal organ yetmezliği ya da kaybı nedeni ile hayatı tehdit altında olan

bireylerin, hayatlarını kurtarmak sadece organ nakli ile mümkün olmaktadır.

Organ nakli, bilimsel yönü kadar hukuk, etik, din ve toplumsal değer yargılarını içeren sosyal yönü de

oldukça karmaşık olan bir olgudur. Bu nedenle özel yasalara ve düzenlemelere ihtiyaç duyulur.

Bütün bu hassas temeller üzerinde, Organ ve Doku Nakli, Bakanlığımız tarafından Kanun,

Yönetmelik ve Yönergelerle hakkaniyetli, denetlenebilir, belirli standartları olan bilimsel ve etik

uygulamalar haline getirilmiştir.

Organ bağışı canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki yol ile yapılmaktadır. Ülkemizin canlıdan bağış

oranı Dünya genelinde birinci sıradadır, bu durum sosyo-kültürel yapımızdaki aile bağlarının güçlü

olması ile açıklanabilmektedir. Canlı iken organlarımızı bağışlıyoruz ama ölmüş yakınlarımızın

organlarını bağışlarken tereddüt etmekteyiz. Oysa Dünya tıbbının itibar gösterdiği bağış türü

kadavra bağıştır.

2010 yılındaki Ülkemizin kadavra bağış oranı milyon nüfus başına 3,6 idi, bu rakam: her yıl Ülke

çapında organ bağışını artırmaya yönelik sağlık personeline verilen eğitimler ve sempozyumlar,

halkı bilinçlendirmeye yönelik yapılan çalışmalar ve hiç kuşku yok ki topluma ulaşmadaki en önemli

müttefikimiz olan Basın ile yapılan bilinçlendirme çalışmaları sonucu 2012 yılında kadavra bağış

oranı 4.6’ya yükselmiştir. Bu oranın 2013 yılı sonu itibari ile 5,1 civarında olması beklenmektedir.

Oysa Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD'de milyon nüfus başına bu oran 20-25 seviyelerindedir. El birliği

ile yapılacak çalışmalar ile ülkemizde 3 yıllık bir sürede bu oranın 15 seviyelerine çıkarılması

hedeflenmektedir.

Bu gün Ülkemizde 23.560 kişi bekleme listesinde organ beklemektedir, bütün Dünya’da olduğu gibi

Ülkemizde de organ bağışı sayısı ihtiyacın dramatik düzeyde altında seyretmektedir. Bağışların

yetersiz olmasından dolayı ancak 2012 yılı itibari ile organ talebinin % 16’sı karşılanabilmiştir. Buna

karşılık organ bulunamaması nedeni ile bekleme listesinde kayıtlı olan vatandaşlarımızdan %7’si

hayatını kaybetmiştir. Ülkemizde herkesin etik bir bağlılık üstlenerek, tarafsız olarak, organ bağışı

sorumluluğunu kabul etmesi halinde, bu sorunun üstesinden gelinebilecektir. Hiç şüphe yok ki,

Organ Bağışı düşüncesinin her eve ulaşabilmesinde basınımız önemli bir etkiye sahiptir.

Bakanlığımız ve Avrupa Komisyonu tarafından Organ Naklinde Uyum için Teknik Destek Projesi

vesilesi ile yaptığımız bu toplantının, Ülkemize ve organ nakli olmayı bekleyen binlerce insanımıza

yarar getirmesini umar; organlarını bağışlayarak ölümlerinden sonra birçok insanın yaşama

tutunmasına neden olan binlerce bağışçıya minnettarlığımızı sunarız.

Doküman İndir:

 

Organ Nakli- (Prof. Dr. Rüçhan Akar Sunumu-PPT)

Beyin Ölümü Nedir? (M.A Topçuoğlu Sunumu-PPT)

Beyin Ölümü ve Hukuk (Prof.Dr. Hakan Hakeri Sunumu-PPT)

Organ Bağışı ve Din Dili (Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün-Word)

 

Bu yayın Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. Bu yayın içeriğinin sorumluluğu tamamıyla Almaviva S.p.A. ya aittir ve hiç bir şekilde Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmaz.